Günün Bankosu | İddaa tahminleri – Banko maçlar

Ne yapsak da kazansak?

İDDAA’nın yasal bir bahis şirketi olarak kurulması ile birlikte, Türk insanın da bahise olan ilgisi bir anda ortaya çıktı. İddaa’nın sloganını kendilerine amaç edinen insanlar, “Eminim futbolu adın gibi biliyordun; Takımının maçlarını kaçırmıyorsun vb.” reklam repliklerinden de etkilenmiş olsalar gerek, bahise olan ilgi gözle görülür bir şekilde arttı. Bir de İddaa’nın verdiği olanları beğenmeyip, sınırlı bahis seçeneğine bağlı kalmak istemeyen kitle var ki, bahis dünyasını biraz araştırıp, bu işte asıl paranın internette döndüğünü gözlemlediler ve kendilerine hesap açarak işe koyuldular. İşte size internetten bahis oynarken dikkat etmeniz gereken ve yardımcı olabileceğini düşündüğüm bazı bilgileri sunmaya çalışacağım.

İnternet üzerinden bahis oynamayı düşünen biri iseniz, öncelikle bir bahis şirketinden hesap açmanız gerekmektedir. Biraz araştırmışsanız, göreceksiniz ki, markette sayıları 100’e yaklaşan şirket mevcuttur. İşte dikkat edilmesi gereken en önemli nokta burası bence : Bahis Şirketinin Seçimi. Bahis oynamayı düşünen birinin aklında elbette ki tek bir düşünce vardır : Nasıl kazanç sağlayabilirim? Bilgilerinizi kullanarak para kazanmak elbette kolay değil, ama bahisin finanssal kısmı, belki de bu işin en dikkat edilmesi gereken nokta. Herhangi bir bahis şirketinden bahis oynamaya karar verip, hesabınıza para yatırmak istediğinizde, bu şirketlerden yalnızca birkaçı havale yoluyla para transferine imkan sağlamaktadır. Şirketlerin neredeyse tamamının, kullandığı ortak sistem, kredi kartı üzerinden bahis hesabınıza para transferidir. Kredi kartınızı kullanarak hesabınıza para yatırma işlemi o kadar basit bir işlemdir ki, yalnızca birkaç dakikanızı alır. Oysa ki; eğer bahis şirketinizi yeterince araştırmadıysanız, kazanmış olduğunuz parayı çekmek o kadar zordur ki, paranın hesabınıza yatması haftalar alabilir. Bahis şirketleri hesabınıza para yatırırken göstermiş oldukları kolaylığı, kesinlikle para çekme işleminde göstermezler. Bu yüzden, bahis dünyasına girerken araştırılması gereken en önemli konu, güvenilir ve hızlı bir bahis şirketinin seçimidir.

Dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli nokta ise, bahis oynayacağınız maçların seçimi ve kombinasyonlarınız. Liglerin devam ettiği süre içerisinde, her hafta yüzlerce maç oynanmakta. Doğal olarak da, bu maçlar için bahis şirketleri, size çeşitli oranlar sunmakta. Size tavsiyem, bilmediğiniz ve yeterli bilgiye sahip olmadınız liglere bahis oynamamanız. Örneğin, Premier Lig’deki maçlardan üçünü her hafta TV’de seyrederek, ligdeki takımlarla ilgili bilgi edinilebilir, ama İnternet yardımıyla maçlar öncesinde takımdaki sakat, cezalı oyuncu listesi ile takımın genel form durumu ile psikolojisi gibi bilgileri takip etmeniz, bahis için düşündüğünüz maçlar, analizinizin temelini oluşturur. Eğer yabancı dil konusunda probleminiz varsa, oynayacağınız takımı değerlendirmeniz de ancak 2. derece şahıslar tarafından olacaktır ki, bu durumda portföyünüzün güvenilirliği açısından riskinizi artırmaktadır.

İddaa’nın Türk medya sektörüne etkisi de, gazetelerimizin çıkarmış olduğu eklerle kendini gösterdi. Başta spor gazetelerimiz olmak üzere, bir çok gazete Cuma günleri, hafta sonlarındaki maçlar için bilgi vermeye çalışıyor. Kişisel olarak ben de, bu ekleri inceliyorum. Size tavsiyem, kesinlikle bu eklere bakarak bahis oynamamanız! Nedeni, eklerde yer alan maçların değerlendirmelerinden ziyade, “bu maçı banko! X takımı kazanacak, bu maçı A takımının alması Garanti!” gibi kesin yargı belirten ifadeler. Unutulmamalıdır ki, bahiste verilen oranlar, istatistiksel ifadelerdir. Oynayacağınız takımın oranı, 1,20 hatta 1,15 dahi olsa, bu takım o maçı kesin alır şeklinde bir hüküm belirtilemez ve belirtilmemeli de. Bu oranlar yalnızca o takımın kazanma yüzdesinin %83,3 (100/1,20) yada %87 (100/1,15) olduğunu gösterir ve bu şekilde de algılanmalıdır. Bu noktada eklemek istediğim bir diğer önemli konu ise, bahis kuponunuzda kaç maç yer almasıyla ilgili. Size tavsiyem, oynamayı düşündüğünüz maçları oynamadan önce mutlaka bir kağıda yazın ve yazılı olarak elinizde görün (Hatta oynamayı düşündüğünüz miktar kadar parayı da, cebinizden çıkarıp yazılı kağıdın yanına koyun ki ne riske ettiğinizi sanal olarak değil de, gerçekte görebilesiniz). Sonra bu maçlardan yalnızca birini!(“1”) seçerek, portföyünüzde bulunan paranın belirli bir kısmını(riskinizi göz önünde bulundurarak) bu maça yatırmalısınız. Peki niçin yalnızca bir maç? Daha önce de belirttiğim gibi, bahis oranları, takımların geçmişteki ve şimdiki form durumlarının istatistiksel ifadesidir. Dolayısıyla kuponunuzdaki maç sayısı arttıkça, kazanma oranınız da azalmaktadır. Durumu örneklerle ifade edecek olursak: Yalnızca 1 maça bahis oynamayı düşünen bir kişinin kazanma olasılığının matematik ifadesi : 1/3 = %33,3’tür. Oysa siz 5 maçlık bir kombine bahis seçeneği oluşturmayı düşündüğünüzde, kazanma olasılığınız : (1/3)*(1/3)*(1/3)*(1/3)*(1/3) = %0,4(250’de 1 şansınız mevcutmuş) Bu hesaplamayı yaparken, hiçbir durumu ön koşul olarak kabul etmedik. Bir başka deyişle, bahis şirketlerinin oranları hesapladıkları biçimde, ikinci bir değerlendirme yaparsak : Örneğin, ev sahibi takımın galibiyetine 1,50 veren değişik maçlar belirledik ve bunlardan birine bahis oynamak istiyoruz, daha önce anlattığım parasal işlemleri burada da aynen uygulayıp, tek maça bahis oynadığımızda kazanma olasılığımız : 1/1,50 = % 66,7. Fakat biz bu getiriyi düşük bulup, 1,50 oranı üzerinden 5 maçı kombine yapmaya karar verdik. Bu durumda kazanma olasılığımız : 1/(1,50)5 = % 13,2 . Umarım rakamsal ifadelerle aklınızı fazla karıştırmamışımdır…

Bir şans oyunu olan bahisi, piyasadaki diğer şans oyunları ile karıştırmamak gerek. Sayısal loto yada milli piyango gibi şans oyunlarında, bir anda zengin olma gibi bir durumunuz söz konusu olabilir, ama bahis oynarken bir anda yüzmilyarlar yada trilyonlar kazanamazsınız. Konu ile ilgili son tavsiyem : Kendinize bu işi gelip geçici bir heves değil de, sürekli ve ilgilenebileceğiniz bir uğraş olarak görüyorsanız, portföy yönetimi ve risk analizi ile ilgili bilgi edinmeniz ve yapacağınız değerlendirmeler sonucunda belirlediğiniz takım için portföyünüzdeki paranın belirli bir yüzdesini(Örneğin %5) riske ederek, bu işte sürekliliğinizi sağlamaktır.

NE YAPSAK DA KAZANSAK?

Günümüz dünyasında bahis oynayan insanlar iki grupta toplanıyor: Profesyoneller ve amatörler. Profesyonel bahisçiler bu işi ciddi bir maddi getiri olarak görmenin yanı sıra, adeta bir part-time veya full-time iş olarak tanımlıyorlar. Amatör bahisçiler ise maçları izlerken daha fazla heyecan yaşamak ve mümkünse bir miktar kazanç elde etmek amacıyla ara sıra bahis oynayan kimseler olarak görünüyor. Bu yazıda daha çok profesyonel bahisçilerin dikkat ettikleri konuları açıklamaya ve kendi birikimlerimi sizlere aktarmaya çalışacağım.Amaç bahis oynamak olduğuna göre, her işte olduğu gibi bu işte de “yapılması ve yapılmaması gerekenler” gibisinden bir liste oluşturmak mümkün.

“Aşağıdaki maçlarda, favori gördüğünüz takımlara ‘çok iyi bir gerekçeniz yoksa’ bahis oynamayın:

– Yerel kupa maçları
– İki ayaklı maçların ilk ayakları
– Uluslar arası hazırlık müsabakaları
– Klüp hazırlık müsabakaları
– H-1 üzerindeki handikap bahisleri
– Derbi maçları”

Yukarıda yazanlar bu işe başlayanların hassasiyet göstermesi ve baş köşelerinde bulundurmaları gereken kurallar niteliğinde. Bahsedilen maçlarda kim favori olursa olsun, maçı herhangi bir takımın kazanabilme olasılığı oldukça yüksek. Unutmamamız gereken ana prensip şu: Futbol insanların oynadığı bir oyun ve insanlar hiçbir zaman makine mantığıyla hareket etmezler. Kasların yorulduğu, inancın bittiği, motivasyonun sona erdiği, isteğin tükendiği bir yer daima vardır ve size denk gelebilir. Futbolcular para ve itibar kazanmak için futbol oynarlar, bu ikisinden en az birini kazanamayacaklarını hissettikleri maçlarda “ellerinden gelenin en iyisini” yapmayabilirler.

• Bahis şirketleri her gün maç açarlar. Dünya üzerinde öyle veya böyle her gün futbol karşılaşması oynanır. Önemli olan, sizin hangi karşılaşmalara oynayacağınızdır. Asla unutmayın, her gün bahis oynamak zorunda değilsiniz. Her gün bahis oynamak mantalitesi yüzünden bilgi sahibi olmadığı maçlara istatistiki değerlere dayanarak bahis oynayan bir insan, bahisçiden çok, uzun vadede kaybetmeye mahkum olan bir kumarbaz niteliğindedir. Her hafta başında, mümkünse oynayabileceğiniz maçları bir doküman şeklinde hazırlayıp, o maçlarla ilgili takipler ve analizler yapın. Bu arada elinize geçen ekstra bilgiyi de değerlendirebilirsiniz, ancak işin başında yapılacak bu belirleme, sizi “gaza gelmekten” kurtaracaktır.

• Kombine yapmayın! Bahis şirketlerinin yüksek karlarındaki bir numaralı etken olan “kombo bahisler” den uzak durun. Kombo ile daha fazla kazanma mantalitesini ve insan evladındaki para hırsının bitmek tükenmek bilmemesini harika kullanan bahis sitelerinin oyununa gelmeyin. Küçük küçük kombinelere yatırdığınız paralar, uzun vadede size bir servete malolacaktır. Para kaybetmediğinizi iddia ediyorsanız bile, aşırı miktarda zaman kaybettiğiniz bir gerçek.. Kombinelerde oynadığınız maçlara tekli bahis yaparsanız, uzun vadede çok ama çok daha fazla kazanacağınızı matematiksel metodlar size garanti ediyor. Peki bu “uzun vade” ne demek oluyor ?

• Miktarlı oynayın.. Bu uzun vade kazancı, “miktarını bilerek ve kuralcı olarak” bahis oynamaktan başka bir şey değil. Profesyonel derecede bahis oynayanların yazarlarında genellikle “bu bahsi 8/10 miktarla alıyorum.” tarzı cümleleri tahmin yazılarından eksik etmezler. Genelde bu terminolojiyi bilmeyenler olduğu için, şahsen “bu bahsi 8/10 miktarla (bahis portföyümdeki/hesabımdaki paranın %4’ü ile) alıyorum” açıklamasını da eklemeyi tercih ediyorum. Uzun vadede kazanç, ancak maçlara genelde tekli bahis oynayıp, bir bahise koyulacak parayı sistemli olarak seçmekle mümkün olabilir. Şans faktörünü büyük ölçüde ortadan kaldıran ve karı bilgiye dayalı duruma getiren bu sistemde, maçlara güven seviyenize göre hesabınızdaki paranın %1 (2/10), %2 (4/10), %3 (6/10), %4 (8/10) veya %5 (10/10) kadarını yatırıyorsunuz. Bu durumda bir maça koyacağınız para, bahis hesabınızdaki paranın maksimum %5’i kadar olabiliyor. Bahis hesabında 100 milyon olan biri için bu rakam komik olabilir, ancak uzun vadede para bu şekilde kazanılır. Hesabınızdaki küçük rakamları kombine oynayarak büyütmeye çalışmanız ise, sayısal loto veya milli piyango oynamaktan farksız bir kavram benim gözümde. Herkes şanslı olmayabilir, ancak herkes bilgi sahibi olabilir. Bu felsefe ile uzun vadede kaybetmemenin sırrının “kendini sınırlamak ve prensipli olmak” tan geçtiğini bir kez daha tekrarlamak istiyorum.

• Türkiye Süper Ligi ve İkinci Lig maçları hakkında yeterli bilgiyi bahis şirketlerinden önce toplamaya çalışın. Internet, gazete, dergi, televizyon vs. gibi araçları kullanarak Pazartesi günü topladığınız bu bilgileri rakamlara dökün. Ev sahibi takımın saha avantajı, kadro kalitesi, sakatları, oyun stili vs. gibi bilgilerden yola çıkarak, 100 üzerinden bu takıma bir olasılık verin ve kendi oranlarınızı hesaplayın. Daha sonra bahis şirketlerinin oranlarına bakın ve kendi oranlarınızdan daha yüksek oran veren şirketten o maça bahis oynayın.

• Unutmayın ki, en iyi bildiğiniz lig yerel liginizdir. Asla Norveç veya İsveç’ten bir maçı, istatistiklere dayanarak oynamayın. İlle de bu liglere bahis oynamak istiyorsanız, o ligin forumlarına girip yerel bilgi edinmeye çalışın. Daha da ileri giderek o ligleri takip eden bahisçilerle arkadaş olabilir, kendi liginizdeki bilgiyi o ligdeki bilgiyle takas edebilirsiniz. Profesyonel bahisçilerin hemen hemen hepsinin bilgi kaynağı olarak kullandığı bu yöntem, uzun vadede size hem itibar, hem de para kazandıracaktır. Yine de tekrar etmekte fayda var: Yerel liginiz en iyi bildiğiniz ligdir. En çok bahsi o lige oynamaya çalışın. Uzun vadede etkilerini göreceksiniz.

• Bahis hayatınızın başında mutlaka ve mutlaka para kaybedeceksiniz. İşin başından servet kazanma rüyası hüsranla biter. Her işte olduğu gibi, bu işte de bir emek ve bir tecrübe gereklidir. Bu iki faktör bir arada olmadıkça, kimse sizinle bazı bilgileri paylaşmayacaktır. Emek ve tecrübe ise bahiste kazanmanın garantörleridir. Emek, araştırma ve insan ilişkileri, tecrübe ise bazı maçlardan çıkarılan dersler sonucu oralara bahis oynamamak bilgisinin elde edilmesi, bazı liglerin mantalitelerinin fark edilmesi gibi kavramlardır. Örnek vermek gerekirse, bahis hayatımın ilk evresinde American Major League Soccer (MLS) hakkında uzmanlaşma hevesine kapılmıştım. 2 ay boyunca inanılmaz efor ve emek harcadığım bu çalışma sonrası öğrendiğim, bu lige bahis oynamanın kar getirme olasılığı %20’nin altında bir yatırım olduğuydu. Bu tip tecrübeleri ise ancak yaşayarak, veya sizden daha tecrübeli birinin söylediklerini dinleyerek edinebilirsiniz. Benim gibi inatçı biriyseniz, tecrübeli insanların dediklerine inanmak yerine, para ve zaman kaybetmeyi tercih ediyorsunuz demektir…

• Unutmayın; önemli olan daima kar etmektir, hangi maçtan nasıl kar ettiğiniz değil.. Bazı maçlarda bahis sayısını yükseltin ve kar etme şansınızı arttırın. Örnek olarak bu sezon 5’er bahis oynadığım Galatasaray v Kayserispor ve Fenerbahçe v Sakaryaspor karşılaşmalarını gösterebilirim. Bu tip 1.20 civarında orana sahip maçlarda, standart bahis yerine “Yarı Devre”, “Yarı Devre/Maç Sonucu”, “Gol sayısı”, “Asian Handicap” ve “İlk devre Gol Sayısı” gibi bahisleri, mantıklı sebeplere dayandırarak oynamanız mümkün. Eğer bir takım gollerini ağırlıklı olarak maçın başlarında buluyorsa ve o hafta nispeten oldukça zayıf bir takımla kendi sahasında oynuyorsa, ligde de kazanmasını gerektiren bir pozisyonda ise, işi ilk yarıda bitirme mantalitesinde olması muhtemeldir. Bu tip istatistikleri taikp etmeye ve bu tip bahisleri oynamaya çalışın.

 

Kaynak: fcbahis.net

 

Exit mobile version